1272 yılında Kırşehir’de doğan ve asıl adı Alâeddin Ali olan Âşık Paşa, Türk dilinin Anadolu’da yaygınlaşması için çalışan ve bu yolda Türkçe eserler yazan ilk Türkçeci şairlerimizdendir. Âşık Paşa, Türkçe şiirlerinde Türk’ün Tanrı ve yurt sevgisini, barışçı dünya görüşünü, dostluk ve kardeşliği, tasavvufi bir anlatımla dile getirmiştir.

Âşık Paşa, Kırşehir’de, Ahilik örgütünün “Mürşid”i olmuş, çevresinde toplanan Oğuz Boylarına, dostluk ve kardeşlik ilkelerini aşılamış, onlara Türkçe seslenmiş, eserlerini Türkçe ile yazmıştır. Âşık Paşa, çevresinde yalnız Türkçe ile konuşup, eserlerini Türkçe yazmakla kalmamış, aynı zamanda o güne dek moda olan Arapça ve Farsçaya karşı Türk dilinin güçlü bir savunucusu olmuştur.

“Garibnâme”, Âşık Paşa’nın en tanınmış eseridir. Türkçe olarak yazılan bu eser 12.000 beyitten oluşur. Mesnevi biçiminde yazılan bu eser, on bölümden oluşmaktadır. Eser dinî ve tasavvufi öğütler veren bir ahlak kitabı niteliğindedir. Âşık Paşa bu eserinde devrin aydınlarından, Türk diline gereken önemi vermemelerinden dolayı sitem dolu ifadelerle bahseder.

Aruz ve hece ölçüsüyle yazılmış şiirleri, gazelleri, ilahileri de olan Âşık Paşa, 3 Kasım 1333′te, Kırşehir’de vefat etmiştir.