Divan şiirinin büyük şairlerinden olan Baki, İstanbul’da doğmuştur. Babası, Fatih Camii müezzinlerinden Mehmet Efendi’dir. Fakir oldukları için çocukken saraç esnafının yanında çırak olarak çalışmıştır. O zamanın medreselerinde, büyük hocalardan ders görmüştür. Hocası Mehmet Efendi için yazdığı “sümbül” redifli gazel ile adını duyurmuştur. Bir ara hocasıyla birlikte Halep’e gitmiş, birkaç yıl sonra İstanbul’a dönmüştür. Kanuni Sultan Süleyman’a bir kaside sunmuş ve onun takdirini kazanmıştır. 1566′da Kanuni’nin ölümü üzerine çok sevdiği bu padişah için yazdığı ‘Kanuni Mersiyesi” adlı kasidesi, Türk edebiytında bu türün en başarılı örneklerinden birisidir.
Baki, gerek Kanuni devrinde, gerekse II. Selim, III. Murat ve III. Mehmet devirlerinde, bir iki defa kısa süre için görevden uzaklaştırılması dışında, hep yüksek kademeli devlet memurluklarında bulunmuştur. Ancak en büyük arzusu olan Şeyhülislamlık makamına erişemeden Ölmüştür.
Baki, şiir diline olgun bir söyleyiş kazandırmıştır. Şiirlerini doğru, ahenkli ve sağlam bir Türkçeyle kaleme almıştır. Aruz ölçüsünü ustaca kullanan şair, şiirlerinde söyleyiş ve anlam güzelliğini birleştirmiştir. Sultanü’ş-şuara olarak tanınan Baki, pürüzsüz bir İstanbul Türkçesini şiire yerleştirmiştir. Şiire ahenk ve canlılık getiren şair, kelimeleri seçmekte ve dizelere yerleştirmekte büyük titizlik ve incelik göstermiştir. Kelime oyunlarını ve söz sanatlarını ustalıkla kullanan şair, şekil ve teknik yönlerinden şiirini çok yüksek bir seviyeye ulaştırmıştır.
Baki; neşeli, hoş sohbet, nükteyi seven, yaşamdan zevk almasını bilen bir kişiliğe sahiptir. Şairin bu kişiliği, şiirlerine de yansımıştır. Onun şiirlerinde derin bir felsefe ve tasavvufi düşünce yok gibidir. O, şiirlerinde dünyanın gelip geçici olduğu, bunun için yaşamdan zevk almak gerektiği fikrini dünya görüşü olarak ortaya koymuştur. Ayrıca Baki’nin şiirlerinde, Fuzuli’de görülen platonik ve ilâhî aşkın yerini dünyevi aşk almıştır.
Baki’nin en önemli eseri Divan‘ıdır. Kanuni Sultan Süleyman’ın arzusuyla tertip edilen Divan’a, şairin sonradan yazdığı şiirleri de ilâve edilmiştir. Şair, kasidelerinde, tabiat güzelliklerini hayallerle süslü, çarpıcı bir üslupla tasvir etmiştir.
